MHP’Lİ OLMAYANLAR
YAZACAK,BİZ YAZAMAYACAĞIZ, ÖYLE Mİ ?

MHP’ye pusu kurmak için geleneksel bir
hale getirilen imza toplayıp MHP’yi
olağanüstü kongreye götürmeye yönelik
çabalarla ilgili “YENİ PUSUCULAR VE KORAY
AYDIN” başlıklı bir yazı kaleme alarak
Ülkücü iradenin gerçekleri bilmesine
yönelik bir uyarı yazısı yazmıştım. Bugüne
kadar yazdığım yazılar içinde belki en
fazla ilgi gösterilen yazı bu olmuştur.
Yurt içinden ve dışından bu konuya
hassasiyet gösteren birçok MHP’li bizi
telefon ve mesaj yağmuruna tuttu.
Hepsinin en çok dikkat ettiği unsur,
‘MHP’li olmayan ve MHP’ye oy vermeyin’
propagandası yapan bazı yazarların bu pusu
hareketine yönelik yazmış olduğu yazılar
olmuştur. MHP’ye oy vermeyin
propagandalarını yürüten ve MHP’li olmayan
yazarların MHP’yi şekillendirmeye
çalışmalarına öfke kusuyorlardı.
Bu yazarların ve bağlı olduğu merkezlerin
hem 29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesi
“MHP’ye oy vermeyin” yazıları yazıp
ilanlar yayınlayarak, MHP bir önceki
seçime göre hem oyunu, hem belediye başkan
sayısını artırmasından sonra da, “MHP az
oy aldı” diye tekrar ikinci bir propaganda
yapıp kurdukları pusuyu güçlendirmeye
çalışmaları, onların ne kadar karaktersiz
ve ikiyüzlü olduklarını açıkça
göstermektedir.
Bu tiplere çok büyük öfke duyan Ülkücü
irade olduğu gibi, Ülkücülük maskesi ile
gezen bazı tipler “MHP’ye oy vermeyin”
propagandasıyla ile MHP’nin başarısını
gölgelemeye çalışan kişilere de, Ülkücülük
adına destek veren ahmaklar da
bulunmaktadır.
Kendi cellâdına boynunu uzatmak bu olsa
gerek… Ama gerçek manada MHP’li ve Ülkücü
olduğunu söyleyen kişinin “MHP’ye oy
vermeyin” diye çalışmalar yapmış, fitne
yeşertmiş kişilere destek vermesi de
mantığa, akla ve vicdanlara aykırı bir
durumdur.
Böyle bir ‘MHP’lilik ve Ülkücülük’
tasavvur etmek bile abesle iştigaldir.
MHP’li olmayan ve “MHP’ye oy vermeyin”
çağrıları sonrası, yazdıkları senaryoya
dayalı MHP’yi olağanüstü kongreye
götürmeye çalışan karanlık odaklar yanında
bulunan bazı tiplere de geçen gün yazdığım
yazıda şöyle bir tespitte bulunmuştum:
“… Gerçi bazı ruh sağlığı bozuk olanlar,
bizim gibi MHP’li kimliğinin karşısında
sadece bu davaya hizmet olanlara “MHP’yi
niçin savunuyorsun?” diye saldırıp MHP’li
olmayan ‘Pazarcı’ kılıklı pazarlamacı
yazarların ve Melih Gökçek’in beslemesi
Kibar Feyzoların ‘MHP’yi karıştırma’
yazılarına alkış tutacağı günlerin
yaşandığına, bugünlerde şahit olacağız.
Çünkü Bozkurtlara pusu kurulduğu bu zaman,
onların ortalığa döküldüğü vakittir.”
Bu tespitimde hiç yanılmadım ve yapmış
olduğum tespitteki gibi ortalığa
döküldüler…
MHP’li olmayan kişilerin yapmış olduğu
kara propagandalara karşı, MHP’yi korumak
için yazmış olduğumuz yazı, bazılarına
demir kazık gibi saplanmıştır.
MHP’li olmayanlar ve seçimlerde “MHP’ye oy
vermeyin” diye propaganda yapanlar MHP’yi
şekillendirecek ama hayatının aralıksız 19
yılını gecesi ve gündüzü ile Ülkücü
Harekete adamış Yıldıray Çiçek, MHP’yi
korumaya yönelik yazı yazmayacakmış…
Bu idrak özürlü ve menfaat budalaları onu
istiyor… Onlar her türlü hakareti
edecekler, her türlü karanlık oyunu
oynayacaklar, seçimlerde para için
kendilerini başka partilere satacaklar ama
bizden daha iyi MHP’li olduklarına dair
poz verecekler…
Biz MHP’yi ve Lideri Devlet Bahçeli’yi
savunduğumuz için onların düşük seviyeli
sıfatları ile yıpratılmaya çalışılacağız,
onlar “dava adamı” olacak… Böyle bir
saçmalığı izah edecek olan var mı?
MHP ve liderinin yanında saf tutmak her
ülkücünün şerefle eşit görevidir. Bu
görevi biz ülkücülerin yapması yanlış, ama
“MHP’ye oy vermeyin” diye her seçimde
ortalığa düşenlerin MHP’ye genel başkan ve
yönetim tavsiye etmesi doğru, öyle mi?
Onlar “MHP’ye oy vermeyin” diye
gece-gündüz çalışacak, biz de “MHP’ye oy
verin” diye çalışacağız… Ama onlar MHP’ye
kurtarmaya çalışan kahramanlar olarak
görülecek… Akli dengesini yitirmiş olanlar
için onlar kahraman olarak gözükebilir…
Ama Mansur Yavaş karşısında, sırf MHP’nin
oylarını bölmek için Ankara’da Melih
Gökçek’i, bir başka yerde CHP’yi, bir
başka yerde başka partileri destekleyen
benim nazarımda olsa olsa kansızdır.
MHP’nin bu manada kurtarılmaya gerçekten
ihtiyacı vardır. Menfaatleri için MHP’yi
satan, yine menfaatleri için MHP’yi
karıştırmaya çalışanlardan MHP’yi korumak
bir Ülkücünün en büyük görevidir.
Ülkücü Hareket’in aklını, mantığını ve
vicdanını bu tür ihanet projeleri asla
yıpratamayacaktır.
Geleneksel olarak ortaya çıkan pusuculara
karşı bu manada dikkatli olmak davanın
korunması için öncelik arz etmektedir.
Ülkücü Hareketin tüm fertleri, MHP’li
olmayan ve seçimlerde MHP’nin önünü kesmek
için akıl almaz her yola başvuran ihanet
şebekesine karşı şuurlu olmalıdır.
MHP’nin sahibi, MHP’lilerdir… MHP,
haramı-helali bilenlerindir.
Yıldıray Çiçek
|