www.osmancanli.biz

 

Strateji

 

 
        KKTC kabile mi devlet mi..?
 
 
 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin 20 yılı aşkın bir süredir üstelik Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan bir devlet olduğunu bilen okurlarımız yazımızın başlığını yadırgamış olmalılar.
Ne var ki okurlarımızın yadırgamaları gereken yazımızın başlığı değil Başbakan Erdoğan’ın Azerbaycan dönüşü uçakta kendisine refakat eden gazetecilere KKTC ile ilgili yaptığı açıklamalar olmalıdır.
Sayın Erdoğan KKTC’den söz ederken; ’bugüne kadar Kıbrıs’ta tek bir ödün olsun vermediklerinin’ altını çizip devam ediyor; ’..Aslında Annan planı kabul edilmiş olsaydı bir şeyler vermiş olacaktık.. Ancak devlet olmanın bir bedeli vardır.. Annan planına itiraz edenler kabile anlayışına sahip olanlardır..’
Sayın Başbakanın yazılı metin dışına her çıkışında karşılaştığımız akıl savrulmalarına alışmış olsak ta KKTC’yi  ’devlet’ saymama anlamındaki bu sözleri vahim ötesi bir saptama olmalı.
Sayın Erdoğan’a göre Annan planı üstelik ’bir şeyler’ verilerek kabul edilmiş olsaydı KKTC ancak devlet olabileceğine göre demek ki bunca yıldır devlet değil..
Peki ne?
Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanına göre ’kabile!’
Çünkü Annan planına hayır oyu verenler-ki KKTC halkının yüzde 40’ı- kabile anlayışına sahip, kabile yaşamını yeğleyen kişiler..
Çünkü Sayın Erdoğan’a göre devlet olmanın bir bedeli vardır ve bu bedel Annan planının kabul edilerek ’bir şeyler verilmesinden’ geçmektedir.
Peki Kıbrıs Türk halkının 1950’li yıllardan 1974’e kadar verdikleri özgürlük mücadelesi, haksızlık ve baskılara direnme, kültürlerinden kopmamak için çektikleri acılar, maruz bırakıldıkları aşağılanmışlıklar, işkenceler, uğradıkları katliamlar devlet olmanın  bedeli değil mi?
Atlılar, Sandallar, Murat Ağa köylerinde yaşlı, kadın, çocuk Rumlarca acımaksızın katledilerek toplu mezarlara gömülen Kıbrıs’lı Türklerin ödedikleri bedel değil mi?
Sayın Başbakana göre değil..
Lefkoşa’da, Özgürlük Mücadelesini anıtlaştıran müzede bir duvara kazılı 1400 isimle Girne ve Boğaz şehitliklerindeki 630 mezar ödenen bedelin tarihin sonsuzluğuna damgasını basan kanıtları değil mi?
Değil, çünkü Sayın Erdoğan’a göre KKTC devlet değil..
Peki KKTC ne zaman devlet olur bu zihniyete göre?
Annan Planı gibi Sayın Başbakanın kendi ağzı ile itiraf ettiği üzere bir şeyler verilerek kabul edilecek bir anlaşmanın ardından Rumlarla tek  çatı altında birleşildiğinde..
Buna itirazınız mı var?
O zaman kusura bakmayın ama siz kabile anlayışından yanasınız..
Akritas planını kanla yırtıp atacak, su borusundan yapılma ilkel tüfeklerle varlığınızı koruyacak, EOKA azgınlığına TMT ile destansı bir direniş sergileyecek, asimile edilmek istenilen, azınlık hakları ile yetinilmesi dayatılan bir süreci devletleşmeye dönüştüreceksiniz ve gün gelip ’kabile anlayışına sahip olmakla’ niteleneceksiniz..
Türkiye’nin ulusal davası olan Kıbrıs  ve Kıbrıs’lı Türkler  bu kadar ağır bir hakarete herhalde hiç uğramamışlardı.
Sayın Başbakan yazık ki ayak üstü konuşma gibi bir alışkanlığa sahip..
Oysa ayak üstü konuşmalar kişilerin birikim, deneyim, donanımları ile doğru  orantılı oldukları için bir siyasetçi için en tehlikeli iletişim biçimidir.
Sayın Başbakana haddimiz olmayarak tavsiyemiz hele ulusal nitelikli konularda yazılı metinler dışına çıkmayı denemekten vazgeçmeleri..
Çünkü 1000 yıllık devlet geleneğimize yazık ki kabile gölgesi düşüyor..

 

 


 
 

 
 

 

 

bilgi-msn : osmancanli@osmancanli.biz

 

 

 

Sayfay? yenileyin

                                 Ülkü Ocakları Genel Merkezi Milliyetçi Hareket Partisi